playgirl pounded in doggie.http://www.pornsocket.cc https://www.sexyvideoshd.net/ buen culito parado en la cola de la fila. http://www.anybunnyvideos.com

MİLLETİN BEKLENTİSİ KARARLI BİR DURUŞUN ORTAYA KONMASIDIR

42

Ortadoğu Gazetesi yazarlarından İsmail Özdemir ‘in Irak’ta yapılan korsan referanduma Türkiye tarafından güçlü bir adım atılmamasına ilişkin kaleme aldığı yazısı:

Geride bıraktığımız Pazar gününden bu yana Irak’ın kuzeyinde bulunan Barzani yapılanmasının uygulamaya koyduğu sözde bağımsızlık referandumuna karşı Türkiye tarafından atılmış güçlü bir adımın olmaması pek çok açıdan mazide yapılan yanlışları gündeme getirdiği gibi bugüne ve sonrasına dair de şüphe, endişe ve güvensizliği uyandırmış oldu.

Sözde bağımsızlık referandumu bahsinde İran kadar kararlı bir duruş sergileyemeyen Türkiye’nin hali, tarihine, kudretine ve değerlerine yakışmayacak biçimde ülkeyi yönetme sorumluluğu taşıyan AKP iktidarının çelişkili tutumu nedeniyle üzücü bir vaziyette.

Gelinen noktada Irak’ın kuzeyinde işaret fişeği sözde bağımsızlık referandumuyla yakılan tezgâhın Suriye’nin kuzeyiyle beraber olgunlaştırılmak istendiği, nihayetinde ve hiçte uzak olmayan bir zaman diliminde İran ve Türkiye’den de toprak koparılarak sözde büyük Kürdistan’ın kuruluşunu amaçladığı ortadadır.

Artık bu projede birileri konuşma safhasını bırakmış, icraat safhasına geçmiş, Barzani’ye Irak’ın kuzeyinde tanıdıkları hâkimiyet alanını genişletip, bağımsız bir meşru yapı olgunlaştırma gayretleri, Suriye’nin kuzeyindeki PKK/PYD terör örgütüne “özerklik” elde etmesi noktasına kadar taşınmıştır.

Uluslararası gündem ve kimi ülkelerin resmi temsilcileri bu görüşleri artık açıktan ifade ederken ne yazık ki AKP iktidarı sayesinde Türkiye olduğu yerde bocalayan bir izlenim vererek dostu kahrederken, düşmanları sevindirmektedir.

Sözde bağımsızlık referandumunu engelleme konusunda caydırıcı bir etki yaratamayan, ayrıca referandum üzerinden günler geçmesine rağmen hala ülkemizin haklılığını ve iradesini ortaya koyup “müsaade etmiyorum” mesajını kararlı bir şekilde yansıtamayan AKP iktidarının bu tutumu Türkiye’yi büyük bir tehdit ve tehlikenin içerisine atıyor.

Durum öylesine vahim bir halde ki bir gün içerisinde Cumhurbaşkanı bir şey söylüyor, Başbakan onu yalanlarcasına tam tersi yönde konuşuyor.

Bununla da kalmıyor Dışişleri Bakanı başka başka şeyler ifade ederken, Ekonomi Bakanı denen zat-ı muhterem çıkıp Barzani yönetiminde sorunlu bir isimmişçesine gibi konuşuyor!

Cumhurbaşkanı Erdoğan haklı ve yerinde olarak, yapılmasını gerekeni açıkça ifade edip, milletin beklentisini “Bir gece ansızın gelebiliriz” sözleriyle ifade ederken, aynı gün Dışişleri Bakanı “Askeri harekât için Irak’ın onayı gerekir” açıklamasını yaparak endişe uyandırıyor, Başbakan ise “Savaşa girmiyoruz rahat olun” diyerek kuşkuların ve güven kaybının tavan yapmasına neden oluyor.

Ve dikkatinizi çekiyorum bunların hepsi aynı gün içerisinde oluyor.

Böylesi bir durum karşısında Türkiye’nin itibarına zarar veren, caydırıcılığını zaafa uğratan, kararlılığına sekte vuran beyanların izahı ve kabulü mümkün değildir.

TSK Irak sınırında ülkemizin sözde Kürdistan’ın kuruluşuna yönelik müsaade edilmeyeceğine dair kesin bir kararlılığı askeri tatbikat ve manevralarla ilan ederken, karar merciinde bulunan siyasi iktidarın içler acısı hali ne yazık ki bu kararlılığa zarar veriyor.

Diğer yandan bu isimlerin hepsinin MGK toplantısına ve Bakanlar Kurulu’na beraberce katılıp, alınan ortak karar altına imza attıklarını unutmayalım.

Hal böyleyken siyasi iktidara yakışan birbiriyle çelişkili yaklaşımlar ve açıklamalar sergilemek değil, milli birlikteliğimizin esası olan ortak bir anlayış içerisinde bulunmasıdır.

Türkiye koalisyon hükümetiyle yönetiliyor olsa inanın böylesine hayati derecede önemli bir milli meselede belki de şimdi olduğu kadar farklı sesler çıkmazdı.

Yaşanan bu tablo karşısında MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin geride bıraktığımız gün kullandığı “Devlet yönetiminden yapılan kafa karıştırıcı ve çelişkili açıklamalar Barzani’nin değirmenine adeta su taşımış, elini güçlendirmiş, manevra alanını genişletmiştir” son derece haklı ve yerinde olan ifadeleri durumun en açık ve kesin izahıdır.

Milletin devletinden beklentisi açıktır ve gerek Irak’ın, gerekse Suriye’nin kuzeyinden kaynaklanan bölünme senaryolarına karşı askeri seçenek dâhil olmak üzere her türlü tedbirin kararlı bir şekilde alınarak ortaya konulması istenmektedir.

Yediden yetmişe herkes bunun Türkiye’nin haklı gerekçelerine dayandığını bilmekte, dahası Türk Milleti Irak’ta bulunan soydaşlarımızın varlık mücadelelerinde yanlarında olmamız gerektiği inancını sonuna kadar taşımaktadır.

AKP iktidarı bu çağrıya kulak vermelidir.

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli “Soydaşlarımız namusumuza emanettir. Can, mal ve vatan güvenliklerine destek vermek boynumuzun borcudur. Bu kapsamda “en az beş bin Ülkücü gönüllü” başta Kerkük olmak üzere, Türkmenlerin yaşadığı Türk kentlerindeki varlık, birlik ve dirlik mücadelesine katılmak üzere hazır beklemektedir. Türkmenler sahipsiz ve yalnız değildir, acı verici etnik soykırıma, vatansızlığa da asla terk edilmeyeceklerdir.” derken şaka yapmıyor!

Bunu iç ve dıştaki çevrelerin iyi anlaması gerekir.

Özellikle de Barzani ve Türkiye’deki Barzaniseverlerin!

Gel gelelim bu iradenin devletin yönetim kademesinde de layık olduğu anlamını bulması, bölgemizde yüz yıldan sonra yeniden hayata geçirilmeye çalışılan bölünme senaryolarını ortadan kaldıracak iradenin sergilenmesi adına son derece önemlidir.

MHP Lideri’nin “Tarihin uyanışıyla, coğrafyanın uyarısıyla, uluslararası antlaşmalardan doğan haklarımız doğrultusunda gerçek hayat alanımız olan Misak-ı Milli derin uykusundan kalkacak, zincirlerden kurtulacak, kadim emanet Türk milletine inşallah geçecektir.” sözleri devletimizin asla yok sayamayacağı, milletin gönlünde yatan milli hedefi ortaya koymaktadır.

Bunun ne anlama geldiğini başta AKP iktidarı iyi anlamalı ve kararlı bir duruşu artık sergileyebilmelidir.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.